Anne, baba ve çocuk iletişimi bir nevi aile içi iletişimin temelidir. Bireylerin birbirlerine karşı iletmek istedikleri bilinçli ve bilinçsiz duygu ve düşüncelerin iletildiği bu süreçte doğru iletişim çok önem arz etmektedir. Birçok ebeveyn bu süreçte çocuklarıyla doğru iletişimler kurmakta çocuğun davranışlarını anlayarak bu davranışlara uygun yaklaşımlar oluşturmaktadır. Ancak bu tür durumlarda unutulan şey ise sadece çocukla olan ilişkiler değil diğer aile bireyleri ile olan iletişimde önemlidir. İletişim becerileri diğer becerilere göre daha kolay öğrenilebilir ve geliştirilebilir. İletişim becerisi yüksek çocuklar yetiştirebilmek için aile içi iletişim becerileri artırılmalı ve geliştirilmelidir. Genellikle bu çocuklar özgüvenleri yüksek, saygılı, ifade kabiliyeti gelişmiş, sosyalleşme ve iletişim kurma sürecinde hızlıdır ve bu durum aile içi iletişimin çok güçlü olduğunu göstermektedir.

Çocuklarla iletişimde üç ana yaklaşım bulunmaktadır. Bunlar destekleyici yaklaşım, pasif yaklaşım ve denetleyici yaklaşımdır. Olumlu ebeveynler yani çocuğa yakın ilgi gösteren, beklentilerini net ve açık şekilde ifade eden, kurallar koyan, kuralların sonuçlarını uygulayan, çatışmalardan yılmayan, tutarlı ve kararlı yaklaşım biçimine destekleyici yaklaşım denilmektedir. Pasif ebeveynler olarak nitelendirilen pasif yaklaşımda ise çocuğun yaptıklarına karşı ilgisiz ve kayıtsız kalan, istenmeyen davranışları görmezden gelen ve çocuklarına sınırsız hak ve tüm isteklerini yerine getiren ebeveynler olarak ortaya çıkmaktadır. Genellikle yönetmeye çalışan ebeveynler ve saldırgan ebeveynler denetleyici yaklaşım gösteren ebeveynlerdir. Bu ebeveynler sürekli çocukları başka çocuklarla kıyaslamakta, çocuğun davranışlarını değiştirebilmek amacıyla bahaneler sunmakta, sürekli çocuklara bağırmakta, tehdit ederek sevgisini göstermemekte aksine fiziksel şiddette gösterebilmekte ve davranışların çoğunda çocukları aşağılamaktadır.

Anne, baba ve çocuklar arasındaki iletişimi engelleyen başlıca durumlar ise çocuğa karşı aşağılayıcılık, sürekli tehdit etmek, korkutmak, emir vermek, sürekli nasihatler vermek, çocuğu başka çocuklar ile kıyaslamak, çocuğu hafife almak yani onlar için çok önemli bir konuyu basit görmek ve sürekli eleştirmek gibi durumlardır. Çocuklarla sağlıklı iletişim kurmanın temelini çocuğu koşulsuz kabul etmek oluşturmaktadır. Bu tür davranışın ana nedeni ise çocuğun koşulsuz sevildiğini hissetmesini sağlamaktadır. Bu durum sonrasında ise çocuklar istenen davranışların yerine getirilmesinde daha istekli olmaktadır. Çocuklar uygunsuz davransa bile davranışlarının yanlış olduğunu bilmeli ve ebeveynleri tarafından sevildiklerini hissetmelidirler. Böylece çocukların olumlu şekilde benlik kazanmaları sağlanmaktadır. Bazı davranışların sınırlı hale getirilmesi gerekirken duyguları kabul edilebilmelidir.

Anne, baba ve çocuklar arasında etkin dinleme sağlanmalı böylelikle iletişim güçlenmesi sağlanmaktadır. Etkin dinlemek pasif şekilde sessiz olarak dinlemek değil detaylı ve duyguları isimlendirerek çocuklarda anlaşılma hissini uyandıran dinleme şeklidir. Etkin dinleme yapabilmek için çocukların gelişimleri hakkında bilgi sahibi olunmalı, doğru beden dili kullanılmalı, çocukların konuşmasına fırsat verilmeli, etkileşimi güçlendiren bilinçaltı cümleleri kullanılmalı, çocuklara zaman ayrılmalı ve önemli olduklarının hissettirilmesi gerekmektedir. Uzman Psikolog Deniz Akıncı eşliğinde anne, baba ve çocuk arasındaki iletişimin güçlendirilmesinde sizlere yardımcı olmaktayız. Hemen bizi arayarak detaylı bilgi ve randevu alabilirsiniz.